1. Çek İptali Davasının Hukuki Dayanağı

TTK m.651’e göre:

“(1) Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir.
(2) Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir.”

Bu hüküm gereğince, bir çekin kaybolması halinde mahkemeden iptal talep edilebilmesi için:

  • Çekin kıymetli evrak niteliği taşıması,
  • Zayi halinde çek üzerinde hak sahibi olan kişinin başvurması,
  • Çekin geri gelmesinin imkânsız olduğu yönünde kanaat oluşturulması,

gerekmektedir.

Çeklerin iptaline ilişkin başvurularda TTK m.757 ve devamı hükümleri uygulanır. TTK m.757/1 uyarınca iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi (çeklerde hamil), muhatap bankanın ödemeden men edilmesini talep edebilir.

Kural olarak iptal davasını, çeki düzenleyen değil, hamilin açması gerekir. Bu hususta oldukça çok Yargıtay kararı da mevcuttur.(Yargıtay 11. HD, 18.01.2007, 2005/13399 E., 2007/437 K.)

Ancak istisna olarak:

  • Çek henüz lehtara teslim edilmeden kaybolmuşsa,
  • Hamil çeki bankaya temlik cirosu ile devretmişse, banka da dava açabilir,
  • Çek defterinin ya da doldurulmamış çeklerin kaybolması halinde keşideci başvurabilir.

Bu durumlarda düzenleyen veya banka da hak sahibi sıfatını kazanabilmektedir.


2. Hak Sahibinin İspatı: Yaklaşık İspat İlkesi

Kanunda hamilin hak sahipliğini nasıl ispatlayacağı açıkça düzenlenmemiştir. Kaybolan bir çekin aslının sunulması mümkün olmadığından Yargıtay ve mahkemeler yaklaşık ispatı yeterli görmektedir.

Yaklaşık ispatı sağlayan belgeler:

  • Çekin önlü-arkalı fotokopisi,
  • Çeke ilişkin banka kayıtları, dekontlar, işlem dökümleri,
  • Lehtarın ticari defterleri ve kayıtları,
  • Çeki hamile devreden ciro zincirine ilişkin belgeler.

Bu nedenle çeklerin fotokopilerinin saklanması, zayi halinde ispat açısından kritik önemdedir.


3. Yetkili Mahkeme

TTK m.757/2 gereğince çek iptali davalarında yetkili mahkeme:

  • Ödeme yeri (muhatap bankanın yerleşim yeri) veya
  • Hamilin yerleşim yeri

asliye ticaret mahkemesidir.


4. Ödeme Yasağı (Men-i Ödeme) Kararı

Zayi nedeniyle iptal davası açıldığında, hamilin ilk yapması gereken işlem mahkemeden ödeme yasağı talep etmektir. Aksi halde çekin iyi niyetli üçüncü bir kişi tarafından bankaya ibraz edilip tahsil edilmesi, hamil açısından telafisi güç zararlar doğurabilir.

Mahkemeler uygulamada:

  • Çek bedelinin yaklaşık %15’i oranında teminat yatırılmasını zorunlu tutmakta,
  • Teminat yatırılmadan ödeme yasağı kararı vermemektedir.

Ödeme yasağı kararı verildiğinde:

  • Banka çek bedelini ödeyemez,
  • Keşideciye (borçluya) iki kez ödeme yapma riski doğabileceği ihtar edilir,
  • Tedbirle birlikte çekin dolaşımı fiilen durdurulmuş olur.

5. Ticaret Sicil Gazetesi’nde İlan Zorunluluğu

TTK m.760 ve 762 gereğince mahkeme:

  • Çeki elinde bulunduran kişiyi,
  • Belirli süre içinde çeki ibraz etmeye davet eden,
  • İptal edilmemesi için uyarı içeren,

ilanları Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde üç kez yayımlatır.

Bu ilanlar:

  • Vadesi gelen çeklerde ilk ilan tarihinden,
  • Vadesi gelmemiş çeklerde ise vadeden itibaren

süre işlemeye başlar.


6. Çekin Getirilmesi İçin Verilecek Süre

TTK m.761’e göre çekin ibraz edilmesi için verilecek süre:

  • En az 3 ay,
  • En fazla 1 yıldır.

Uygulamada yaygın olarak 3 aylık süre belirlenmekte ve sürenin sonunda mahkeme iptal kararı vermektedir.

Ancak çekin zamanaşımı 3 aydan daha kısa sürede gerçekleşecekse mahkeme bu süre ile bağlı değildir ve daha kısa bir ibraz süresi belirleyebilir.


7. Çekten Cayma Hakkı (Keşidecinin Ödememe Talimatı)

Keşidecinin çekten cayması, doğrudan muhatap bankaya verdiği “ödememe talimatı”dır. TTK m.799 uyarınca:

  • Cayma hakkı sadece keşideciye tanınmıştır.
  • Cayma, ibraz süresi geçtikten sonra hüküm doğurur.
  • İbraz süresi içinde verilen cayma talimatı geçersizdir.

Bu düzenlemenin amacı, çekin tedavül güvenliğinin korunmasıdır.

Cayma hakkı tek başına zayi halinde gerekli korumayı sağlamaz.

Çünkü ibraz süresi içinde kötü niyetli bir üçüncü kişi çeki bankaya ibraz ederse ödeme yapılabilir.

Bu nedenle cayma yolu yüksek risk nedeniyle tek başına tercih edilmez.


8. Çek İptal Davasının Seyri ve İstirdat Davasına Dönüşme İhtimali

Çek iptali davaları hasımsız olarak açılır. Mahkemenin ilanlarından sonra:

  • Çeki elinde bulunduran kişi ortaya çıkarsa veya
  • Çek mahkemeye ibraz edilirse,

dava istirdat davasına dönüşür ve mahkeme davacıya belirli bir süre vererek istirdat (geri alma) davası açmasını ister.


9. Önemli Uygulama Notları

Zayi nedeniyle çek iptali sürecinde dikkat edilmesi gereken temel noktalar:

  1. Keşide edilmemiş çekler için iptal kararı alınamaz.
  2. Çekin fotokopisinin saklanması yaklaşık ispat açısından zorunludur.
  3. Ödeme yasağı kararı alınmadan sürece devam edilmemelidir.
  4. Mahkeme teminat olarak genellikle çek bedelinin %15’ini talep eder.
  5. Dava, çekin vadesi gelmeden açılmalıdır; aksi halde ödeme yasağı tedbiri alınamaz.
  6. Ticaret Sicili Gazetesi’nde 3 kez ilan yapılması zorunludur.
  7. Hamil olmayan kişi genel kural olarak dava açamaz.

Sonuç

Çekin kaybolması, ticari hayat açısından önemli riskler doğuran bir durumdur. Bu risklerin bertaraf edilmesi için en etkili ve güvenli yol çek iptali davasıdır. Cayma hakkı ise yalnızca keşideciye tanınmış ve ibraz süresinin geçmesi şartına bağlı olduğundan, zayi halinde tek başına koruma sağlamaz.

Uygulamada çek iptal davası masraflı görünse de, ödeme yasağı tedbiri ve nihai iptal kararı sayesinde çekin dolaşımdan tamamen kaldırılması sağlanmakta, böylece hak sahibi tam bir hukuki güvenceye kavuşmaktadır.